İlişkiler-Sevmek-SevilmekKişisel Yazılarım

Ayrılınan Sevgiliyi Özlemek Üzerine…

Yahu ne kadar özlüyorum seni!

Özlemek ne kötü bir duyguymuş. Normalde çok hoş bir duygu ama kavuşamayacağın birisini özlemek, üstelik terk ettiğin birisini özlemek veya bir ölüyü özlemek.. Özlemin bu hali çok zor imiş.

Kulaklık takılır.. Şu açılır.. Kahve eşliğinde…

Sevgili blog, daha önce şu aşağıya iliştirdiğim yazımda 13-14 aylık bir ilişkimden ayrıldığımı, nedenini, yaşadıklarımı falan yazdım.

Bu yazı şunun devamı gibi: …Sevgilimden Ayrıldım

Yazdıysam hani üzerinden 1-2 ay geçmedi. Bugün pazartesi ise henüz cumartesi ayrıldım daha. Aslında “ayrıldık” demek daha doğru. Her ayrılık iki kişiliktir. Ayrılık, iki kişiliktir.

Fakat nasıl özledim bir bilsen.. Gülüşünü, sesini, gözlerini, bakışını falan. Parmaklarıma kadar bana sunduğu dehşet sevgiyi. Sevilmeyi. Yoksa kişileri değil de bu duyguları mı özlüyoruz?

Bilmiyorum.. Bilsem neye yarar ki. Özlemim geçecek sanki. Bir insana alışmak belki de aldığımız en büyük risk.

Şimdi nasıl yapacağım ne yapacağım inan bilmiyorum sevgili blog. Öyle mal mal zaman geçiriyorum. İnternette araştırmalar yapıyorum falan.

“Çok özlediysen ara sor be kardeşim. Hem özledim diyorsun hem de önceki yazında her yerden engellemişsin kızı” dediğini duyar gibiyim de özleyen beynim değil zaten kalbim özlüyor. Yoksa mantığım hala bu işin sonu yoktu, bugün olmasaydı yarın olacaktı diyor.

Bak tabi, tabiki mükemmel insan yoktur. O da bunu der dururdu. Mükemmeli aramıyorum ki. Sadece bir ilişkide kırmızı hatlarımız vardır. Mesela sallıyorum tamamen; sevgilin, bir çok yönü güzel iyi olan bir insan ama anne babana karşı ultra saygısızlıklar yapsa, “aammaan abi mükemmel insan yoktur boşver böyle devam” mottosuyla devam edebilir misin? Cık.. Edemiyorsun işte. Bunlar kırmızı çizgilerimiz. Herkesin farklıdır, aslında çoğumuzun ortaktır. Mesela kim, benim sevgilim bana saygısız da olsa ne bileyim benim mesleğimi küçük görse falan yine de devam edebilirim bu saygısızlıkla sonuçta hiç kimse mükemmel olmayacak ki falan diyebilir?(cümleye bak asdf)

Diyelim o”nu aradım. Ki arasam eminim kalbi 2 kat hızlı atar ve anında açar. Ne desem kabul eder, evet der o son tartışmada ağıza alınmayacak şeyler söyledim(bir kadın olarak s.ktir dedi ya!) haklısın özür dilerim gel konuşalım der. Giderim konuşuruz. Zaten birbirimizi gördüğümüzde dayanamıyoruz. Barışırız hatta o akşam sevişiriz bile. Sonra sanki bir şey olmamış gibi devam ederiz bir süre.

Peki sence sonrasında bu saygısız tavırlar unutulabilecek mi? Söyler misin bana, mesleğini ve dolayısıyla seni küçümseme cümleleri kurmuş sevgili ne yapacak da sen bunu unutacaksın? Samimiyetsiz bir şekilde, yok ya öyle olur mu onları sinirle söylemiştim dese, kafandan silebilecek misin bu gerçeği?..

Hayır..

İşte ilişki dediğimiz şey sevgiden ibaret değil ya. Öyle zannediyoruz. Yani birisi bizi çok sevince fedakarlıklar yapınca biz de onu çok sevince sanki her şey tamam.. Ama yok değil işte. Önceki yazıda paylaştığım gibi ilişki dört ayaklı masa resmen. Saygı olmadan olmaz. Olmuyormuş..

Al yazmalım filminde Türkan abla neyi tercih etti.. Bir tarafta 10/10 sevgi ama 1/10 saygı ve 0/10 emek. Diğer tarafta 5/10 sevgi ama 10/10 saygı ve 10/10 emek. O an anladı, saygı sevginin önündeydi. Bize de anlattı daha küçücük yaşımızda bunu.

Bu gerçekleri biliyorsun eyvallah da işte özlemenin önüne hiçbir mantık cümlesi geçemiyor.

Vücuttaki her yara aynı hızda iyileşmiyor: Bacağınızı çizerseniz 3 gün sonra kabul bağlar 5 gün sonra iyileşir. Benim şurada anlattığım gibi kırarsanız 1 ayda yavaştan kaynar, 2 ayda az çok kaynar, 3-4 ayda eskisine dönmeye çalışır, 1 yılda eski randumanını alırsın..

Peki kalp kırığının iyileşme süresi nedir? Kalp kırıldıktan ne kadar zaman sonra eski randumanına kavuşur? Kavuşur mu? Valla  kırılan ayağımdan için bazı kişiler hiçbir zaman eskisi gibi olmuyor hep bir eksiklik hissediyorsun diyorlar. Kalp kırığında da öyle mi oluyordur…

Fazla duygusal bir yazı oldu ama zaten yazan kişi şu sıralar ve bir süre böyle fazla duygusal gidecek..

Etiketler

Geveze

Düşünün, dayamayıp buralara bu kadar yazan birisi normal hayatta ne gevezedir ha... En kötü huyum devrik cümlelerim. Çoğu cümlem devriktir. Bu yüzden şimdiden kusura bakmayın :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı